Arazi nasıl satın alınır? Satın alım süreci nasıl işliyor?

Arazi nasıl satın alınır, tapulu arazi alım süreci nasıl işler, imar durumu nasıl sorgulanır, kapora ve sözleşme aşamasında nelere dikkat edilmeli? Konum, yol, kadastro ve risk analiziyle güvenli arazi alımı için detaylı rehber.

Arazi nasıl satın alınır? Satın alım süreci nasıl işliyor?

Arazi satın almak, kağıt üzerinde basit görünse de pratikte içinde bolca detay, risk ve bürokrasi barındıran bir süreç. Özellikle ilk kez arazi alacaklar için “Arazi nasıl satın alınır, süreç nasıl işliyor?” sorusu kafayı yemek seviyesine gelebiliyor. Açıkçası, sadece “beğendim, parasını verdim, aldım” gibi işlemiyor bu iş.

Bu noktada şunu söylemek lazım: Arazi alımında en kritik şey, doğru bilgiyle ve adım adım ilerlemek. Tapu, imar durumu, kadastro, yol, hisseli mi değil mi, üzerinde şerh var mı… Bunların hepsi, satın alacağın yerin gelecekte sana dert mi yoksa kazanç mı getireceğini belirliyor.

 

Bu yazıda, arazi satın alma sürecini baştan sona, insan gibi, sade bir dille anlatacağım. Tapulu arazi nasıl alınır, imar durumu nasıl sorgulanır, hangi kontrolleri yapman gerekir, kapora ve sözleşme süreci nasıl işler… Hepsini tek tek ele alacağız. Arada “bana sorarsan” diye kendi yorumumu da katacağım, çünkü pratikte yaşananlar bazen teoriden apayrı olabiliyor.

Şmd gelelim esas meseleye: Önce tapu işlerinden başlayalım, sonra imar ve diğer risklere doğru ilerleyelim.

Tapulu Arazi Nasıl Satın Alınır? Gerekli Belgeler ve Adım Adım Tapu Süreci

Arazi alırken ilk bakman gereken şey, tapulu olup olmadığı. Tapusuz, sadece “senetli” veya “muhtarlıktan yazı alınmış” yerler hâlâ var ve açık konuşalım, risk seviyesi baya yüksek. O yüzden bu bölümde tapulu arazi üzerinden gidelim.

Tapulu arazi ne demek, neden önemli?

Tapulu arazi, devletin resmi kayıtlarında tapu siciline işlenmiş, malikinin (sahibinin) kim olduğu net olarak görülen taşınmaz demek. Tapu kaydı, senin mülkiyet hakkını koruyan en temel belge. Peki neden bu kadar önemli? Çünkü:

  • Kim gerçek sahibi, tapuda açıkça yazar.
  • Haciz, ipotek, şerh gibi kısıtlamalar varsa hepsi görünür.
  • İleride satmak, miras bırakmak, ipotek göstermek istersen işin çok kolaylaşır.
  • Mahkemelik bir durum olduğunda elinde resmi, güçlü bir dayanak olur.

Bana sorarsan, tapusuz bir yere para bağlamak, “yarın ne olacağı belli olmayan” bir şeye yatırım yapmak gibi. Yni, gözüm kesmiyor açıkçası.

Tapu devri için gerekli temel belgeler

Tapulu bir araziyi satın almak için hem alıcı hem satıcı tarafında bazı belgeler gerekiyor. İl/ilçe bazında ufak farklar olabilir ama genel olarak şunlar istenir:

  • Nüfus cüzdanı / T.C. kimlik kartı (alıcı ve satıcı için)
  • Vekaletname (taraflardan biri avukat veya başka biri üzerinden işlem yapıyorsa)
  • Tapu senedi (zorunlu değil ama iş kolaylaştırır)
  • Vergi numarası (yabancı uyruklu alıcılar için)
  • Fotoğraf (bazı tapu müdürlükleri hâlâ isteyebiliyor, önceden sormak iyi olur)
  • Belediyeden rayiç bedel yazısı (çoğu yerde sistemden çekiliyor ama bazı yerlerde hâlâ istenebiliyor)

Ek olarak, arazi üzerinde tarımsal arazi statüsü varsa ve belirli büyüklüklerin altındaysa, Tarım İl/İlçe Müdürlüğü onayı gibi ek süreçler de devreye girebilir. Özellikle köy arazilerinde bu konuya dikkat etmek lazım.

Tapu devri öncesi yapılması gereken kontroller

Tapu müdürlüğüne gitmeden önce mutlaka şu kontrolleri yap:

  • Tapu kaydı kimin üzerine? Satıcı gerçekten malik mi, yoksa mirasçı mı, hissedar mı?
  • Hisseli mi, tek parsel mi? Hisseli tapu, ileride ciddi sorun çıkarabilir.
  • Üzerinde ipotek, haciz, şerh var mı? Bunlar varsa, nedenini ve nasıl kaldırılacağını netleştirmeden sakın imza atma.
  • Tapu türü ne? Tarla, arsa, bağ, bahçe, zeytinlik vb. Tür, imar ve kullanım açısından önemli.

Bu bilgileri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün Web Tapu sistemi üzerinden veya e-Devlet’ten görebilirsin. Satıcıdan ada/parsel bilgisi iste, sisteme gir, kontrol et. “Satıcı söyledi, tmm” deyip geçme; resmi kayda bakmadan güvenme.

Adım adım tapu devir süreci

Şimdi gelelim tapu devrinin pratikte nasıl işlediğine. Genel akış şöyle:

1. Tarafların anlaşması ve satış bedelinin belirlenmesi

Önce alıcı ve satıcı, fiyat ve ödeme şekli konusunda anlaşır. Burada dikkat etmen gereken birkaç nokta var:

  • Satış bedelini mümkün olduğunca gerçeğe yakın beyan edin. Çok düşük gösterilen bedeller, ileride vergi ve dava süreçlerinde sıkıntı çıkarabilir.
  • Ödemeyi banka üzerinden yapmak, dekontla ispat açısından daha güvenli.
  • Nakit ödeme yapacaksan, mutlaka tapu devriyle eş zamanlı yapmaya çalış.

2. Tapu müdürlüğüne başvuru

Başvuruyu genelde satıcı yapar ama alıcı da yapabilir. Başvuru:

  • Web Tapu üzerinden online randevu ile, veya
  • Doğrudan tapu müdürlüğüne giderek yapılabilir.

Başvuru sırasında tapu bilgileri, tarafların kimlikleri ve satış bedeli sisteme girilir. Tapu müdürlüğü, harç ve döner sermaye bedellerini hesaplar.

3. Harç ve masrafların ödenmesi

Tapu devrinde genelde şu ödemeler çıkar:

  • Tapu harcı (alıcı ve satıcı için ayrı ayrı, satış bedeli üzerinden hesaplanır)
  • Döner sermaye bedeli
  • Varsa emlakçı komisyonu (taraflar arasında ayrıca kararlaştırılır)

Kanunen tapu harcı hem alıcı hem satıcıdan alınır ama pratikte çoğu zaman “alıcı öder” şeklinde ilerliyor. Bu konuyu baştan netleştirmek iyi olur.

4. Tapu müdürlüğünde imza aşaması

Randevu saatinde alıcı ve satıcı (veya vekilleri) tapu müdürlüğüne gider. Görevli memur, satış sözleşmesini sistemden çıkarır, taraflara okutur. Burada:

  • Satış bedeli doğru mu?
  • Taşınmazın ada/parsel bilgisi, yüzölçümü doğru mu?
  • Alıcı ve satıcı bilgileri doğru mu yazılmış?

Bunları dikkatlice kontrol et. “Nasıl olsa memur biliyor” diye düşünme; insan hatası her yerde olur. Sonra taraflar imza atar ve işlem tamamlanır.

5. Yeni tapunun teslim alınması

İşlem tamamlandıktan sonra sistemde yeni malik olarak sen görünürsün. Tapu senedini:

  • Fiziksel olarak tapu müdürlüğünden alabilir, veya
  • e-Devlet / Web Tapu üzerinden elektronik tapu belgesi olarak indirebilirsin.

Bu aşamadan sonra artık resmi olarak arazi senin. Ama iş burada bitmiyor; imar durumu, kullanım, yol, kadastro gibi konular da en az tapu kadar önemli.

Arazinin İmar Durumu Nasıl Sorgulanır? Satın Almadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Arazi alırken en çok gözden kaçan ama en kritik konulardan biri de imar durumu. “Burası ileride imara açılacak”, “buraya villa yapılacak”, “yakında yol geçecek” gibi cümleleri duymayan yoktur. Ama bunların kaçı tr? Açıkçası çoğu, kafadan atmak seviyesinde.

İmar durumu nedir?

İmar durumu, bir arazinin nasıl kullanılabileceğini gösteren resmi plandır. Yani:

  • Tarla mı, arsa mı, konut alanı mı, ticari alan mı?
  • Kaç katlı yapı yapılabilir?
  • Yapılaşma oranı nedir (emsal, TAKS, KAKS vb.)?
  • Yol, park, yeşil alan, okul gibi kamu alanlarına ayrılmış mı?

Peki neden bu kadar önemli? Çünkü imar durumu, arazinin gerçek değerini belirleyen ana faktörlerden biri. İmarı olmayan bir tarla ile imarlı bir arsanın fiyatı arasında uçurum olur. Yni, aynı metrekarede bile bambaşka dünyalar.

İmar durumu nasıl sorgulanır?

İmar durumunu öğrenmek için birkaç yol var:

1. Belediyeye giderek imar durumu sorgulama

Arazinin bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğüne gidip, ada/parsel bilgisiyle imar durumu sorgulaması yapabilirsin. Genelde şu adımlar izlenir:

  • Tapudan veya satıcıdan ada/parsel numarasını al.
  • İlgili belediyeye git, imar birimine başvur.
  • Görevli, sistemden imar planını açar ve sana gösterir.
  • İstersen imar durumu belgesi (resmi yazı) talep edebilirsin.

Bu belge, ileride bir sorun çıkarsa “bn belediyeden böyle aldım” diyebileceğin resmi bir dayanak olur.

2. e-Devlet veya belediyenin online sistemleri

Birçok büyükşehir ve ilçe belediyesi, imar durumu sorgulamasını online olarak sunuyor. Belediyenin web sitesinde “imar durumu sorgulama” bölümü varsa, ada/parsel girerek imar planını görebilirsin. Bazı yerlerde e-Devlet entegrasyonu da var.

Yine de, online sistemde gördüğün bilgiyi belediyede teyit etmek iyi bir fikir. Çünkü bazen sistemler güncel olmayabiliyor.

İmar planı türleri: Mevzi, nazım, uygulama imar planı

İmar planı deyince tek bir şey yok; birkaç farklı plan türü var:

  • 1/5000 Nazım İmar Planı: Daha genel, bölgesel plan. Alanın ne amaçla kullanılacağını gösterir (konut, ticaret, sanayi vb.).
  • 1/1000 Uygulama İmar Planı: Daha detaylı, parsel bazında ne yapılabileceğini gösteren plan.
  • Mevzi imar planı: Belli bir bölge için özel hazırlanmış plan.

Bir yerde sadece nazım plan varsa ama uygulama planı yoksa, orada hemen inşaata başlamak mümkün olmayabilir. Bu yüzden “imar var mı?” sorusunun cevabı tek kelimeyle değil, detayla birlikte değerlendirilmeli.

Tarla alırken imar beklentisi: Gerçekçi olmak lazım

Türkiye’de en çok yapılan hatalardan biri, tarla alıp “nasıl olsa imara açılır” diye beklemek. Evet, bazı bölgelerde bu strateji ciddi kazanç getirdi, ama her yer için geçerli değil. Hatta çoğu yerde, onlarca yıl geçse de imar gelmeyebilir.

Bana sorarsan, tarla alırken:

  • “Kesin imara açılacak” diyen satıcıya şüpheyle yaklaş.
  • Belediyeden uzun vadeli planları sor, varsa plan notlarını incele.
  • Yakın çevrede altyapı yatırımı (yol, su, elektrik, kanalizasyon) var mı, bak.

“Bi dostum” zamanında sadece söylentiyle tarla almıştı, “yakında havaalanı gelecek” diye. Yıllar geçti, ne havaalanı var ne başka bir şey. O yüzden söylentiye değil, resmi plana bakmak şart.

İmar kısıtlamaları ve riskler

İmar planında bazı kısıtlamalar olabilir. Örneğin:

  • Yol, park, yeşil alan, okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış alanlar.
  • “Tarım alanı”, “orman alanı”, “sit alanı” gibi koruma statüsü olan bölgeler.
  • “Taşkın riski”, “heyelan bölgesi” gibi doğal afet riski taşıyan alanlar.

Bu tür kısıtlamalar, arazinin üzerine yapı yapmanı, hatta bazen çit çekmeni bile sınırlayabilir. O yüzden imar planını sadece “kaç kat çıkılıyor?” diye değil, tüm notlarıyla birlikte incelemek önemli.

Arazi Almadan Önce Hangi Kontroller Yapılmalı? Konum, Yol, Kadastro ve Risk Analizi

Arazi alımında tapu ve imar kadar önemli bir diğer konu da sahaya inip gerçek durumu görmek. Haritada gzl görünen bir yer, sahada bambaşka çıkabiliyor. Bu noktada şunu söylemek lazım: Sadece fotoğrafa, sadece emlakçının anlattığına güvenmek, “random” hareket etmek gibi bir şey.

1. Konum ve ulaşım: Yol var mı, gerçekten var mı?

İlk bakman gereken şey, arazinin konumu ve ulaşımı. Dikkat etmen gerekenler:

  • Araziye kadastro yolu var mı? Tapu kaydında “yola cephesi var” mı?
  • Yol fiilen açık mı? Kağıt üzerinde yol görünüp, sahada orman veya uçurum çıkabiliyor.
  • Yolun durumu nasıl? Stabilize mi, asfalt mı, kışın kapanıyor mu?
  • En yakın yerleşim yerine, markete, hastaneye, okula mesafe ne kadar?

“Yol var” cümlesi çok göreceli. Bazısı için traktörle gidilebilen patika da yol, bazısı için asfalt şart. O yüzden mutlaka arabayla gidip gör. Gerekirse yağmurlu bir günde git ki gerçek durumu görmüş ol.

2. Kadastro durumu: Parsel sınırları net mi?

Kadastro, arazinin resmi sınırlarını belirleyen sistem. Arazi almadan önce şu soruların cevabını bilmelisin:

  • Parselin sınırları sahada belli mi? Taş, çit, tel, işaret var mı?
  • Komşu parsellerle sınır anlaşmazlığı var mı?
  • Tapudaki metrekare ile sahadaki ölçüm uyuşuyor mu?

En sağlıklısı, kadastrodan veya özel harita mühendisinden destek alıp, parseli yerinde işaretletmek. Özellikle büyük arazilerde “şurası senin, burası komşunun” diye sözle tarif edilen yerler, ileride ciddi kavga sebebi olabiliyor.

3. Hisseli mi, müstakil mi?

Tapuda arazi hisseli ise, yani birden fazla kişinin ortak mülkiyetindeyse, işler karışabiliyor. Hisseli tapuda:

  • Senin aldığın pay, parselin belirli bir köşesine değil, tümüne yayılmış kabul edilir.
  • İleride ifraz (bölme) veya ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelebilir.
  • Diğer hissedarlarla anlaşmak zorunda kalabilirsin.

Bana sorarsan, yeni başlıyorsan mümkünse müstakil (tek malik) tapu tercih et. Hisseli tapu, tecrübeli yatırımcı için bile bazen “yok artık” dedirten sorunlar çıkarabiliyor.

4. Altyapı durumu: Su, elektrik, internet

Arazide yaşamak veya tarım yapmak istiyorsan, altyapı konusu çok önemli:

  • Elektrik hattı yakından geçiyor mu? Bağlatmak için maliyet ne olur?
  • İçme suyu veya sondaj imkanı var mı?
  • İnternet, GSM çekim durumu nasıl?

“Elektrik yakında, hallederiz” cümlesi çok duyulur ama iş başa gelince maliyetler ciddi boyuta çıkabilir. O yüzden ilgili kurumlara (elektrik dağıtım şirketi, su idaresi vb.) sorup yaklaşık maliyet öğrenmekte fayda var.

5. Zemin ve doğal riskler: Sel, heyelan, taşkın

Arazinin bulunduğu bölgenin doğal risklerini de mutlaka araştır:

  • Taşkın riski olan dere yatağına yakın mı?
  • Heyelan bölgesi mi?
  • Toprak yapısı tarıma uygun mu?

AFAD’ın ve ilgili bakanlıkların yayınladığı risk haritalarını inceleyebilirsin. Ayrıca köylülerle, bölgede yaşayanlarla konuşmak da çok işe yarar. Onlar “burayı her sene su basar” gibi kritik bilgileri genelde bilir.

6. Hukuki kısıtlamalar: Şerhler, ipotekler, davalar

Tapu kaydında yer alan şerhler ve kısıtlamalar da çok önemli. Örneğin:

  • İpotek
  • Haciz
  • İhtiyati tedbir
  • Şufa (önalım) hakkı
  • İrtifak hakları (geçit hakkı, su hakkı vb.)

Bunlar, arazinin kullanımını ve ileride satılmasını etkileyebilir. Özellikle şufa hakkı olan hisseli yerlerde, diğer hissedarların önalım hakkı devreye girebilir. Bu da “bn aldım” derken, mahkeme kararıyla el değiştirmesine yol açabilir.

7. Bölgesel gelişim ve geleceğe dönük planlar

Son olarak, arazinin bulunduğu bölgenin gelecek potansiyelini de düşünmek lazım:

  • Yakında planlanan büyük projeler var mı (yol, sanayi, üniversite, havaalanı vb.)?
  • Bölge nüfusu artıyor mu, yoksa göç mü veriyor?
  • Tarım açısından verimli bir havza mı?

Bu tür bilgiler için belediye, il özel idaresi, ticaret odası, tarım müdürlüğü gibi kurumlardan bilgi alabilirsin. Biraz uğraştırır ama uzun vadede ciddi fark yaratır. Şmd diyeceksin ki “uğraşmaya değer mi?” Bnce, arazi gibi büyük bir yatırımda kesinlikle değer.

Satın Alma Sözleşmesi ve Kapora Süreci Nasıl İşler? Güvenli Arazi Alımı İçin İpuçları

Arazi alırken çoğu kişi, tapu devrinden önce kapora veriyor ve bir satış vaadi / ön sözleşme yapıyor. İşte bu aşama, en çok hata yapılan ve en çok mağduriyetin yaşandığı yer. “Söz uçar, yazı kalır” lafı burada tam karşılığını buluyor.

Kapora nedir, ne işe yarar?

Kapora, alıcının, ileride yapacağı satın alma işlemi için ciddi olduğunu göstermek amacıyla satıcıya önceden verdiği paradır. Genelde:

  • Toplam bedelin belli bir yüzdesi (örneğin %5–10) kapora olarak verilir.
  • Tapu devri sırasında bu tutar toplam bedelden düşülür.

Peki kapora neden bu kadar kritik? Çünkü:

  • Alıcı vazgeçerse, çoğu zaman kaporayı geri alamaz.
  • Satıcı vazgeçerse, bazen kaporayı iki katı olarak geri vermek zorunda kalabilir (sözleşmeye bağlı).

Bu yüzden kapora verirken “slm, tmm, hallederiz” kafasıyla değil, resmi ve yazılı ilerlemek gerekiyor.

Kapora verirken dikkat edilmesi gerekenler

Kapora sürecini güvenli hale getirmek için şunlara dikkat et:

  • Mutlaka yazılı bir sözleşme yap. Söz uçar, sözleşme kalır.
  • Kapora ödemesini banka üzerinden yap ve dekontu sakla.
  • Sözleşmede:
    • Taşınmazın açık adresi, ada/parsel bilgisi,
    • Toplam satış bedeli,
    • Verilen kapora tutarı,
    • Tapu devri için son tarih,
    • Taraflardan biri vazgeçerse ne olacağı

“Whatsapp’tan yazdık, yeter” diye düşünme. Evet, mesajlar da delil olabilir ama noter onaylı bir sözleşmenin yerini tutmaz.

Noter satış vaadi sözleşmesi: Ne zaman gerekli?

Bazen taraflar hemen tapuya gidemiyor; kredi süreci, evrak toplama, miras intikali gibi işler uzayabiliyor. Bu durumda noter huzurunda satış vaadi sözleşmesi yapmak daha güvenli bir yol.

Satış vaadi sözleşmesi:

  • Noterde yapılır, resmi nitelik taşır.
  • Taraflara belirli bir süre içinde tapu devri yapma yükümlülüğü getirir.
  • İstenirse tapuya şerh verilebilir; böylece üçüncü kişilere karşı da koruma sağlar.

Bana sorarsan, özellikle yüksek bedelli ve karmaşık durumlu (miraslı, hisseli, imar bekleyen) arazilerde, noter satış vaadi sözleşmesi yapmak çok daha sağlam bir adım.

Kapora ve sözleşme sürecinde yapılan yaygın hatalar

Biraz da sahadaki hatalardan bahsedelim. En sık görülenler:

  • Hiç sözleşme yapmadan kapora vermek: “Abi biz birbirimizi tanıyoruz” cümlesi, işler bozulunca pek işe yaramıyor.
  • Nakit elden kapora vermek: Sonra “bn sana şu kadar verdim” tartışması başlıyor.
  • Taşınmazı tam tanımlamadan sözleşme yapmak: Ada/parsel yazmayan sözleşme, ileride ciddi sorun çıkarabilir.
  • Tapu ve imar kontrolü yapmadan kapora vermek: Sonradan ipotek, haciz, imar kısıtı çıkınca iş işten geçmiş oluyor.

Bu noktada küçük bir tavsiye: Mümkünse bir avukattan hukuki destek al. Evet, ek bir maliyet ama arazi gibi büyük bir yatırımda, seni çok daha büyük zararlardan koruyabilir. “Gereksiz masraf” gibi görünse de, uzun vadede tam tersi.

Güvenli arazi alımı için pratik ipuçları

Toparlayalım, güvenli bir arazi alımı için şunları yaparsan içini daha rahat tutarsın:

  • Tapu kaydını resmi kanallardan (Web Tapu, e-Devlet, tapu müdürlüğü) kontrol et.
  • İmar durumunu belediyeden yazılı belge olarak al.
  • Araziyi mutlaka yerinde gör, mümkünse birden fazla kez ve farklı mevsimlerde.
  • Komşularla, muhtarla konuş; bölge hakkında sözlü bilgi topla.
  • Kapora verirken yazılı sözleşme yap, banka üzerinden ödeme yap.
  • Yüksek bedelli işlemlerde avukat ve harita mühendisi desteği almayı düşün.

Şmd diyeceksin ki “bunların hepsiyle uğraşmak zor mu?” Evet, brzl uğraştırıcı. Ama arazi alımı, “bugün al, yarın unut” türü bir işlem değil; uzun vadeli bir yatırım. O yüzden başta sağlam adım atmak, sonra rahat etmek için şart. Aynn böyle düşünmek lazım.

Özet & Sonuç

Arazi satın alma süreci, dışarıdan bakınca karmaşık görünse de, adımlara böldüğünde aslında yönetilebilir bir yapı sunuyor. Tapu, imar, kadastro, yol, kapora ve sözleşme gibi başlıkların her biri, kendi içinde dikkat edilmesi gereken noktalar barındırıyor ama hepsini bir araya getirdiğinde, elinde oldukça sağlam bir kontrol listesi oluşuyor.

  • Eksilerinden çok artıları var: Doğru bilgiyle ilerlersen, arazi yatırımı uzun vadede hem maddi hem manevi anlamda tatmin edici olabiliyor.
  • Yeni başlayan bir kullanıcı bile kaybolmadan sistemi çözebilir: Tapu ve belediye süreçleri artık daha şeffaf; e-Devlet, Web Tapu ve online imar sorgu sistemleri işini ciddi anlamda kolaylaştırıyor.
  • Güncel giriş adresi veya süreç kolay takip ediliyor: Resmi kurumların siteleri ve çağrı merkezleri üzerinden, hangi evrakın gerektiğini ve başvuru adımlarını önceden öğrenmek mümkün.
  • Bonuslar/özellikler makul ve şeffaf: İmar planları, tapu kayıtları, şerhler ve kısıtlamalar, doğru yerden baktığında gizli saklı değil; önemli olan bunları okumayı ve yorumlamayı bilmek.
  • Destek hattı/teknik taraf kullanıcıyla insan gibi iletişim kuruyor: Tapu müdürlükleri, belediyeler ve çoğu zaman emlak profesyonelleri, sorularını net sorduğunda sana yardımcı olabiliyor; yeter ki çekinmeden detay iste.

Sonuç olarak, arazi alırken “hemen alayım, sonra bakarız” yaklaşımı yerine, önce araştır, sonra karar ver mantığıyla hareket etmek en sağlıklısı. Ne kadar çok kontrol yaparsan, ileride sürpriz yaşama ihtimalin o kadar azalır. Arazini alırken sakin, planlı ve belgeli ilerlersen, bu süreci stresli bir macera olmaktan çıkarıp, mantıklı ve kontrollü bir yatırıma dönüştürebilirsin.

Paylaş: